Obezite Nedir ?

 

Obezite, vücutta sağlığı bozacak ölçüde aşırı ve anormal yağ birikmesidir.

Obezitenin hesaplanmasında boy ve kilo değeri üzerinden yapılan Vücut Kitle İndeksi (VKİ) – Body Mass Index (BMI) hesaplaması kullanılır: Vücut kitle indeksi, kilogram olarak ağırlığın, metre cinsinden boy uzunluğunun karesine bölünmesiyle elde edilir. Vücut kitle indeksi (beden kitle indeksi) hesaplama değeri 30’un üzerinde olan kişi obez, 40’ın üzeri olan kişi ise morbid obez olarak kabul edilir.

Yağ dokusu tüm sistemi etkileyecek şekilde hormonal ve kimyasal maddeler salgılar. Bazı salgılar iştahın açılmasına, doyma sınırının üste çekilmesine ve obezitenin ilerlemesine sebep olur.

Aşırı kilo alımı sağlığınızı büyük ölçüde tehdit ederken, aynı zamanda hareketlerinizin kısıtlanmasına ve ciddi hastalıklara yakalanmanıza sebep olabilir.

Obezitenin nedenleri nelerdir?

Düzensiz ve dengesiz beslenmek, fast-food tarzı yiyecekler tüketmek, spor yapmamak kilo almaya ve bazı hayati organların da yağlanmasına neden olur. Uzun açlık sonrası kontrolsüz yemek yemek, karbonhidrat içerikli yiyecekleri ve şekerli içecekleri çok tüketmek obeziteye neden olan beslenme hatalarından bazılarıdır. Anne ve babanın her ikisi birden kilolu ise çocuklarda obezite görülme ihtimali yüzde 80’dir. Şeker hastalığı, tiroit bezi hastalıkları, böbrek üstü bezi hastalıkları gibi bazı hormonal nedenler de obeziteye sebep olabilir.

Yağlanmanın önüne geçmek için çocukluk çağından başlayarak sağlıklı beslenme düzeni ve hareketli yaşam tarzının benimsenmesi gerekir.

Dünyada ve Türkiye’de obezite

Obezite, dünyada özellikle gelişmiş ülkelerin en önemli sağlık sorunlarından biri. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyada 1,9 milyar kişi fazla kilolu ve bunların 600 milyonu da obezdir.

Türkiye'de de durum çok farklı değil :

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2015 yılı Vücut Kitle İndeksi araştırmasına göre; ülkemizde her 100 kişiden 20'si, yani her 5 kişiden biri fazla kilolu, yani obez. Türkiye’de obezite 2008 yılında yapılan araştırmaya kıyasla %31,1 oranında artmış durumda. Obezite oranları erkeklerde %15,3, kadınlarda ise 24,5.

Obezite tedavi edilebilir bir hastalıktır

Dünyada giderek yaygınlaşan obezite, yaşam kalitesini ve süresini anlamlı derecede etkiler. Ancak obezite tedavi edilebilen bir hastalıktır.

Obezitenin tedavisinde diyet eşliğinde egzersiz veya cerrahi yöntemler uygulanır. Uzmanlar, kişiye uygun tedavi yöntemini belirleyerek, kişinin sağlıklı kiloya ulaşmasını ve bu kiloyu korumasını amaçlar.

Obeziteyi yenerek yüksek tansiyon, kalp, uyku apnesi, meme, kalın bağırsak ve prostat kanseri gibi hastalıklarla da savaşabilir, sağlıklı bir yaşama adım atabilirsiniz.

 

Son zamanlarda giderek yaygınlaşan obezite diğer bir adıyla şişmanlık, günümüzde en önemli sağlık problemlerinin başında yer alıyor. Obezite kişinin hareketlerinin kısıtlanmasının yanı sıra; tansiyon, kanser, kas ve eklem hastalıkları, şeker ve inme gibi yaşam kalitesini büyük ölçüde etkileyen bozan ve çoğu zaman telafi edilemez hasarlar bırakan değişimlere yol açıyor.

Vücut kitle indeksi (VKİ), kişilerin boy ölçülerine göre olması gereken vücut ağırlığının değerlendirilmesi ve izlenmesi ile kullanılan kriter olarak kabul edilir. Vücut kitle indeksi, vücudun ağırlığının, boy uzunluğunun karesine (kg/m2) bölünmesiyle elde edilir. Obezite ölçümlerinde kullanılan vücut kitle indeksi “Dünya Sağlık Örgütü” referans aralığına göre kabul görür. Bu değerlere göre 18,5 – 24,9 arasında olan değerler normal sayılır. Vücut kitle indeksi, kişinin vücut ağırlığının belirlenmesi için kolay bir yöntem olarak kabul edilir. Fakat vücut kitle indeksi hesaplanırken kas dokusu ve yağ oranı dikkate alınmaz. Kişinin beslenme alışkanlığı değerlendirilirken vücut tipi, yağ dokusu, ve kas ölçümleri dikkate alınır.

Yaşla doğru olarak ilerleyen vücut kitle indeksi, yaş arttıkça yükselir. Normal aralıkta olup bel çevreleri genişleyen kişilerin ve normal aralıkta olmayan kişilerin beslenme alışkanlıklarının değerlendirilmesi için beslenme uzmanından  yardım alınması önerilir.

Obezite Hesaplaması için Dünya Sağlık Örgütünün yapmış olduğu genel sınıflandırma kullanılır.

19-24 yaş için vücut kitle indeksi aralığı 19-24,

25-34 yaş için vücut kitle indeksi aralığı 20-25,

35-44 yaş için vücut kitle indeksi aralığı 21-26,

45-54 yaş için vücut kitle indeksi aralığı 22-27,

55-64 yaş için vücut kitle indeksi aralığı 23-28,

65 yaş ve üzeri için vücut kitle indeksi aralığı 24-29’dur.

Obezite hesaplamada Dünya Sağlık Örgütü’nün obezite sınıflandırması temel alınır ve Vücut Kitle İndeksi - VKİ (Body Mass Index-BMI) hesaplama yöntemi kullanılır.

Dünya Sağlık Örgütü referans aralığına göre 18,5-24.99 arası değerler “normal” sayılır. Vücut kitle endeksi değeri 25’in üzeri fazla kilolu, 30'un üzeri obezite, 40'ın üzeri morbid obezite olarak kabul edilir.

Vücut tipi önemlidir

Vücut kitle indeksi hesaplamasında yağ oranı, vücut tipi, yağ ve kas dokusu gibi etmenler yer almaz. Bu nedenle uzmanlar obezite hesaplamada beden kitle indeksi ve bel çevresinin ölçümü dışında, metabolizma hızı ölçümü ve detaylı vücut analizleriyle de kişinin obezite sorunu hakkında daha ayrıntılı bilgi elde ederler.

Öncelikle yağ dokusunun vücudun neresinde toplandığını bilmek, obezitenin tanı ve tedavisi için oldukça önemlidir. Yağ dokusunun vücutta birikme şekli; elma tip ve armut tip olmak üzere ikiye ayrılabilir.

Elma tip obezitede yağ göbek çevresinde birikmektedir. Armut tip obezitede ise kalça ve basenlerde biriktiği gözlemlenir. Fakat göbek çevresinde biriken yağın, kalça ve basenlere göre daha tehlikeli ve kalp hastalıklarına yakalanma riskinin daha yüksek olduğu kabul edilir.

Erkeklerde bel çevresi 94 cm’yi geçerse artmış risk, 102 cm’yi geçerse yüksek risk olarak görülür. Bu oran kadınlarda ise 80 cm’yi geçerse artmış risk, 88 cm’yi geçerse yüksek risk olarak kabul edilir.